GEOMETRİ DİLİNDE DEVRİM (Osman BAHADIR Cumhuriyet Bilim Teknoloj


ATATÜRK’ÜN SON DEVRİMİ Geometri dilinde devrim

 Atatürk’ün Geometri kitabı, ülkesinin kendisinden sonraki dönemini her zaman etkilemiş olan onun son devrimci eseridir... Osman Bahadır

 Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun onuncu yılı söylevinde, “Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir” diyordu.

Uygarlık tarihinde bir milletin veya bir ülkenin geleceğinde yol gösterici olarak ideolojiler yerine bilimi seçmiş Atatürk’ten başka hiçbir devlet başkanı yoktur.

O elbette bu ilkeyi öne sürerken hem uygarlıkların gelişmesinde temel hareket ettiricinin bilim olduğunu biliyor ve düşünüyor, hem de geri ve hurafelere esir olmuş ülkesinin bu gerilikten ve esaretten ancak bilimle kurtulabileceğini görüyordu.

Atatürk’ün yönlendirdiği bütün devrimlerin ana fikri bu nedenle hızla ve bir an önce bilimle yönetilen ve halkı bilimsel zihniyetle donanmış bir ülkenin yaratılmasına yönelikti. Çünkü 600 yıllık bilimsiz geçmişin çekim gücünün farkındaydı. Eğitim birliğinin sağlanmasının, harf devriminin yapılmasının, millet mekteplerinin ve halkevlerinin açılmasının, 1933 üniversite reformunun yapılmasının, bütün bunların hedefi eğitimsiz kalmış insanların en kısa sürede ve mümkün olan kolaylıkla bilinçli ve çağdaş yurttaşlar haline gelebilmesiydi.

 

RAKAM VE SEMBOLLER YAZIDAN ÖNCE

Atatürk bu büyük bilim ve aydınlanma yolunda hiçbir engel ve geciktirici görmek istemiyordu. Arap harfli alfabe sisteminden çıkılmasının temel nedeni, bu sistemle insanların okuryazar durumuna gelmekte büyük zorluklar çekmesiydi. Bu sistem sadece sıradan halkın okuryazarlığını etkilemekle kalmıyor, üniversite dünyasında bile zorluklara ve karışıklıklara neden oluyordu. Bu nedenle uluslararası rakam ve sembollere geçilmesi, harf devriminden de önce olmuştu.

Daha cumhuriyetin başında, 1924 ilkbaharında Ankara’da toplanan Heyet-i İlmiye, matematikte ve fizikte uluslararası sembollerin ve rakamların kullanılmasını kabul etmiş ve Maarif Vekâleti’ne bu kararın zorunlu olarak uygulanmasını direktif olarak vermiş ve liselerin yeni ders kitapları bu yeni esaslar çerçevesinde basılmıştı. Kimyada uluslararası semboller ve rakamlar zaten daha önce kullanılmaya başlanmıştı.

Böylece yeni Cumhuriyet gerek öğrencilerin gerekse her düzeydeki eğitimcilerin çalışmalarını büyük ölçüde kolaylaştırmıştı. (Örneğin, Arap rakamıyla sıfır, bir noktadan ibarettir. Bu nokta çok kolaylıkla başka rakamlara karışabiliyor, bazen de tamamen yok olabiliyordu. Bugünkü rakamlarımızla 0 olarak gösterilen Arap rakamıyla 5 ise, içi mürekkeple dolduğu zaman bir noktaya dönüşüyor ve böylece sıfır olarak görülebiliyordu. Ayrıca rakamların soldan sağa, oysa harflerin sağdan sola yazılması ve okunması bir kimyasal denklemin yazılmasında ve okunmasında zorluklar ve karışıklıklar çıkarıyordu.)

Atatürk, 1928 Ağustos’unda Sarayburnu’nda yaptığı harf devrimini başlatan ünlü konuşmasında “hamala, sandalcıya yeni harfleri öğretiniz” derken, aklından geçen ve vurgulamak istediği, Latin alfabesinin sağlayacağı okuma yazma kolaylığıydı. Gerçekten de yeni alfabeyle çok kısa sürede ve toplumsal katmanların her düzeyinde olumlu sonuçlar alınmış ve böylece,okumazyazmaz bir ülke, büyük ölçüde okur-yazar bir ülke haline gelmiştir.

 

ATATÜRK BİZZAT HAZIRLADI

Ancak zorluklar eski alfabenin zorluklarıyla sınırlı değildi. Eski dönemin ağdalı dilinden kalan anlaşılması güç bazı kavram, deyim ve terimler de öğrenme zorluğu yaratıyordu. Bilim dallarının birçoğunda zaman içinde kavramların Türkçeleştirilmesinde belli bir mesafe alınmıştı. Fakat nispeten kendi içinde kapalı bir bilim dalı sayılabilecek geometride özellikle ortaokul ve lise öğrencilerinin anlamakta çok güçlük çektiği kavramlar varlıklarını koruyordu.

İşte belki başkalarının önemsiz görebileceği bu sorunu, bu defa Atatürk bizzat çözmeye girişti ve geometrinin anlaşılması güç dilini Türkçeleştirmek ve sadeleştirmek amacıyla bir geometri kitabı hazırladı.

Dilbilimci Agop Dilaçar bu kitabın hazırlanışının öyküsünü şöyle anlatmaktadır:

“1936 sonbaharında bir gün Atatürk beni, özel kalem müdürü Süreyya Anderiman’ın yanına katarak Beyoğlu’ndaki Haşet Kitabevi’’ne gönderip uygun gördüğümüz Fransızca geometri kitaplarından birer tane aldırttı. Bunlar Atatürk’le birlikte gözden geçirildikten sonra, yazılacak geometri kitabının genel tasarısı çizildi. Bir süre sonra ben ayrıldım ve kış aylarında Atatürk bu yapıt üzerinde çalıştı. Elinizdeki kitapçık bu emeğin ürünüdür.”

Atatürk’ün 1937 kışında, ölümünden bir buçuk yıl önce hazırladığı bu kitap geometri dilinde bir devrim yaratmıştır. Bugün kullandığımız hemen hemen bütün önemli geometri terimleri bu kitapta Atatürk tarafından önerilen terimlerdir. 142 açıklamanın yer aldığı 44 sayfalık bu kitapta Atatürk tarafından türetilen bazı terimler şunlardır:

Boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe...

Bu terimlerden sadece bazıları tutunamamıştır. Örneğin tümey açı yerine tümler açı geçmiş, çarpak terimi yerini çarpıma bırakmıştır vb. (Eşkenar üçgenin eski karşılığı, müselles-i mütesâviyül adlâ idi. İçters açıların eski karşılığı ise, zâviyetân-ı mütekabiletân-ı dâhiletân.)

Atatürk’ün Geometri kitabı, ülkesinin kendisinden sonraki dönemini her zaman etkilemiş olan onun son devrimci eseridir. O bu eseri Türkiye’nin bir bilim ülkesi haline dönüşmesinin bir parçası olarak hazırlamıştı. Geometri kitabı yayımlandıktan sonra da bu yeni terimlerle yapılacak eğitimi başlatmak üzere hasta durumda iken Anadolu liselerini ziyaret etti. Onun son derece kısıtlı ve zor koşullarda vermiş olduğu bu büyük mücadeleyi, bugün sahip olduğumuz büyük olanaklarla bilim ve demokrasi için yeniden yükseltmemiz gerekmiyor mu?

Bu Yazı Cumhuriyet BİLİM TEKNOLOJİ Ekinin 11/07/2008 Tarih ve 1112 nolu sayısından aynen alınmıştır.  Yazarı Osman BAHADIR

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !